Ermeni Deyince-6

0
33

Kâmuran GÜRÜN, konuşmasına devam ediyor:

Mayıs ayındayız, daha, muvakkat/geçici kanun çıkmak üzere yahut yeni çıkmış. Fransa ve İngiltere, Türkiye’de bir katliam yapılacağı kararını aldılar. İşte, katliam masalının ortaya çıkışının menşei/kaynağı budur.

Bununla iktifa/yetinmek edilmedi. İngiltere, ayrıca, bu tehcir kararından istifade yollarını aradı. Harbin başlamasıyla birlikte, Hindistan’daki Müslümanlar arasında Türklere karşı büyük bir sempati uyanmış ve Türk Müslümanlarına yardım fikri gelişmeye başlamıştı. İngiltere bu cereyanı durdurma mecburiyetinde olduğunu hissediyordu.

Diğer taraftan, Amerika Birleşik Devletleri savaşa girmemiş ve Amerika’da, savaş aleyhtarı bir cereyan ve hatta Almanya lehinde bir cereyan mevcuttu; bunun ortadan kaldırılması lazımdı. İngiltere, bu sebeple harbin başından itibaren Masterman Bürosu adı verilen bir propaganda teşkilatı kurmuştu.

Bu teşkilat özellikle, Amerika’da çok etkili olan bir yola başvurmuş. Almanların harbi, gayri insanî bir şekilde vahşi hareketlerle sürdürdükleri iddiasını yaymaya başlamıştı. Tehcir kararı üzerine, bu aynı propagandanın Türkiye için de, Osmanlı Devleti içinde yapılmasını isabetli gördüler ve Masterman Bürosuna bu konuda bir kitap hazırlanması talimatı verildi. Bu kitap 1916 yılında “Bir Milletin Katli” ismi altında hazır hale geldi.

Kitabın hazırlanması için müracaat edilen mehazlar/kaynaklar: Marsilya’da yayımlanan Armania, Tiflis’te çıkan Horizon, Londra’da yayımlanan Ararat ve New York’ta Goçnak gazetelerinde yer almış haberler ile Amerika’daki Ermeni komitelerinden alınan bilgilere dayanmaktaydı.

Bunların hiçbirisi tevsik/belgelendirilebilecek/ edilebilecek vesika mahiyetinde değildi, gazete haberleriydi. Mahallinden/bölgesinden de alınmış haberler değil; çünkü, harp içinde bunların hiçbirisinin muhabirleri Türkiye’de bulunmuyor, kulaktan duyma haberlerdi. Kitap, bu haberlere dayanarak hazırlandı.

Bu kitabın Foreign Ofist arafından basılması istenildi. Foreign Ofis tevsik edemeyeceği/isbat edemeyeceği belgeleri kendi resmî yayımı şeklinde yayımlayamıyordu. Dolayısıyla, bir formül bulundu, Masterman bürosu bir kapak yazısıyla bu derlemeyi Foreign Ofise yollayacak, Foreign Ofis de belgelerin doğruluğunu üstlenmeden, bunları Mavi Kitap şeklinde yayımlayacaktı.

İşte, Mavi Kitap bu şekilde çıktı. İngiltere, bu Mavi Kitaba hiçbir zaman itibar etmiş değildir. Bunu biraz sonra arz edeceğim; ama, bu Mavi Kitaba Ermeniler dört elle sarılmışlardır ve İngiltere ile Fransa’nın katliam yapılacaktır diye istikbale yönelik iddialarını tevsik etmek/Belgelemek için kullandıkları ana doküman hep bu olmuştur. Bu Mavi Kitabın bugün de kullanılmakta olduğunu görmekteyiz.

Ermenilere ikinci bir yardım Amerika’dan geldi. Amerika’nın harbe girmesine kadar Türkiye’de büyükelçi olarak bulunan Henry Morgenthaın, Washington’a dönünce Başkan Wilson’u ziyaret ediyor ve kendisine Amerika’da halen devam etmekte olan harp aleyhtarı cereyanları frenleyebilmek ve Amerika’nın harp gayretlerine yardımcı olabilmek maksadıyla, Türkiye’de Türklerin Ermenilere reva gördükleri kötü muameleleri, zulmü, eziyeti dile getirecek bir kitap yazabileceğini söylüyor.

Başkan Wilson, hariciyenin nezareti altında böyle bir kitabı yazması iznini kendisine veriyor. 1918 yılında yayımlanan “Büyükelçi Morgenthaın’ın Hikâyesi” isimli hatırat bu şekilde ortaya çıkmıştır. Bu hatıratın yazım işini Morgenthaın, İstanbul’da kendi yanında çalışmakta olan tercümanı ile kendi özel kalem müdürüne havale etmiştir.

Kitap, İstanbul’dan yollanan raporlar esas tutularak yazılmıştır. Ancak, İstanbul’dan yollanan raporlar ile kitapta yer alan metinler mukayese edildiği zaman, bunların Türkleri kötülemek maksadıyla baştan aşağı değiştirildiği ortaya çıkmaktadır.

Ayrıca, Morgenthaın’ın İstanbul’da tuttuğu bir günlük vardır. Bu günlükteki notların pek çoğu kitaba aksettirilmemiştir. Mesela, bu günlükte 26 Eylül 1915 tarihi altında bir kayıt var.

Güneye nakledilen Ermenilerden yarım milyonunun yeni yerlerine yerleştikleri, hayatlarını kazanmaya başladıklarına dair bir kayıt var; bunu hatıratta göremiyoruz; ama, biz bu kitabın ne biçim bir kitap olduğunu, nasıl hazırlandığını ancak 1990 yılında kıymetli araştırmacı ve tarihçi Prof. Heath Lowary’nin yayımladığı The Story Behind the Ambassador Morgenthali’s Story isimli kitapla öğrenebildik.

Bu kitabın ne olduğu şu anda biliniyor; ama her şeye rağmen bu kitabın kullanılmaya devam ettiğini de görüyoruz.