Esir Bir Türk Subayının Türkistan Hâtıraları-17

0
13

Semerkand’da “Kelasyap Suyu” kenarında, yüksek bir kaya üzerinde Danyal Peygamberin 15 metre uzunluğunda mezarı vardır.

Semerkand varoşları yakınında, halkın “Pây-ı rasad” dediği bir tepecik üzerinde hafriyatla meydana çıkarılmış olan “Uluğ Bey Rasathânesi”, bugünkü fen ve ilim adamlarının bile hayret ve takdirlerini celbedecek kıymetli bir eserdir.

Şöhretli âlim Uluğ Bey’in inşâ ettirmiş olduğu bu rasathanenin bulunduğu yer, eski eserler mütehassısı bir âlim tarafından meydana çıkarılmış ve rasathanenin tahripten kurtulan yeraltındaki kısmı, alâkalıların tedkik ve istifadesine arz olunmuştur.

Türk ilim ve irfanının mahsulü olan bu Orta Asya rasathânesi, bir tepenin içindedir.

Etrâfı kâgir duvarlarla çevrilmiştir. Takrîben 25 metre kutrunda/çapında bir dâirenin dörtte bir parçası üzerinde, 45 adet mermerden basamak yapılmıştır. Bu merdivenin her basamağı bir dereceyi gösterdiğinden, râsıdın/gözlemcinin bu basamaklarda durup, kubbenin tepesindeki rasad/gözetleme deliğinden yıldızları tedkîk etmesi temin olunmuştur.

Merdivenlerin yan tarafına bir metre kadar yüksekliğe mermerden korkuluk duvar yapılmıştır. Rasat dürbünlerinin istenilen noktaya getirilmesi için, korkuluk duvarları boyunca raylar çekilmiştir.

Korkuluk duvarlarının üzerine, derece rakamları yerine “ebced harfleriyle” bir takım rumuzlar yazılmıştır.

Semerkand’da değerli eserlerden, “Bibi Hanım Medresesi” var Bibi Hanım’ın mezarı, bu medresenin ortasında bulunan küçük mescidin mahzenindedir.

Bu ve bunu tâkîb eden, îzah edeceğim Medrese-i Şirdâr ve Medrese-i Tillâ Karî, dünyanın zulmet/karanlık içinde yaşadığı o devirlerde Türk yurdunun yüksek üniversiteleri vazifesini görmüş ve dünyanın her tarafından ilim öğrenmek için akın akın gelen talebelerle dolup boşalmıştır.

Semerkand’daki medreselerden, “Medrese-i Şirdâr”a gelince; bu medrese 1640 Mîlâdî yılında “İmam Kulu Han”ın veziri “Bilân Taş Bahâdır” nâmında bir Özbek kahramânı, İran’da İmam Rızâ’nın türbesini basıp, içersindeki mücevheratı almış ve bununla Semerkand’da Medrese-i Şirdâr’ı inşâ ettirmiştir.

Her biri iki talebeye mahsus olmak üzere 64 odası vardır.

Semerkand’ın târihî eserlerinden Tilla Karî Medresesini, Bilân Taş Bahâdır yaptırmıştır. Bu medreselerin içerisinde, muallim ve talebeler için hücreler, talebenin yemeklerinin pişirilmesi için mutfak dâiresi, yıkanmaları için hamam ve ibâdet etmeleri için de mescit vardır.

Bu medreselerin dış kısmı renkli, parlak çinilerle süslenmiştir. Hakîkaten mîmârî kıymeti hâiz eserlerdir. Bu üç medrese, dünyanın zulmet ve cehâlet içinde yaşadığı o devirlerde, Türk yurdunun yüksek ilim merkezleri vazifesini görmüştür.