İlhan Ayverdi Gençlere Diyor Ki!

0
13

‘Sevgili Gençler!

Gençliğin zekâtı hizmettir.Tabiî ki hayâtınızı yaşayacaksınız.Okuyacak, çalışacak, evlenecek,evlât sâhibi olacaksınız ama bütün bunların yanında hizmet etmeye zaman
ayıracaksınız. İhtiyaçlılara, yaşlılara sâhip çıkacaksınız ki size de sâhip çıkanlar olsun. Hayırlı işlerde birbirinizle yarışacaksınız. Hizmet fırsatı çıktığında ‘Neden hep ben değil, çok
şükür ki ben.’ diyeceksiniz. Bunu yaparken kendinizi göstermeyeceksiniz. Hizmet ön planda olacak, siz değil.

Memleket meselelerine kayıtsız kalamazsınız. Fikir üretecek, projeler yapacak,uygulayacak, vatanımızın, milletimizin gelişmesine, ilerlemesine katkıda bulunacaksınız. ‘Ben ne yapabilirim ki, meseleler dağ gibi, nasıl başa çıkarım?’ demeyeceksiniz. Bu yol ümitsizlik yolu değildir.

Himmeti gayreti getirir.

Boşuna ‘Baba himmet,oğul gayret.’ dememişler. Yılmadan, yorulmadan, bıkmadan, hizmetin büyüğü, küçüğü demeden, benliğe düşmeden, birbirinize sıkı sıkı sarılarak çalışacaksınız. Bu bir bayrak yarışıdır, yarıda bırakmayacaksınız.

Birbirinizin kusûrunu görmeyeceksiniz. Her insanın bir güzel tarafı, iyi tarafı vardır, siz onu bulmaya çalışacaksınız. Sevmeyebilirsiniz ama hürmet etmeye mecbursunuz. Kırmayacaksınız, kırılmayacaksınız. Yaratılanı Yaratan’dan ötürü hoş göreceksiniz. Başkası hakkında zanda, yorumlarda bulunacağınıza kendinizi tahlil edeceksiniz. Kötü huylarınızın yerine iyilerini koymak için çalışacaksınız.

Cemiyetlerin nefis terbiyesi yeri olduğunun şuûruyla hareket edecek,her türlü sürtüşmeden, sen ben dâvâsından uzak duracaksınız. Küslük, dargınlık bizim için geçerli değildir.

Affedeceksiniz, kin gütmeyeceksiniz.

Herkesle iyi geçinmeye ve faydalı olmaya çalışacaksınız. İncelikle, gönül kırmadan, karşınızdakini ezmeden söyleyecek ve hareket edeceksiniz. Edep insanın her hâlinde olmalıdır. Yâni, göz ile Hak’tan başka bir şey görmeyecek, lisanla bir şeye îtiraz etmeyecek, Allah’ın buyruğunu tutacak, yasakladığından kaçacaksınız. Bunlar sizde yer ederse adâletten ayrılamaz, kimsenin kalbini kıramazsınız. Ancak bu şekilde Allah’ın rızâsını kazanabilirsiniz.

Cömert olacaksınız. Verecek bir şeyiniz yoksa insanlara iyi davranacaksınız, güler yüzlü davranacaksınız. Her gördüğümüz, her duyduğumuz şeyde bize bir mesaj, bir ibret dersi vardır. Onu yakalayabilmemiz lâzım.

Zaman sermâyedir. Onu isrâf edip hebâ etmeyin! Sözünüzde durun! Zirâ söz yemindir. Nefis muhâsebesini elden bırakmayın! Hak için halka hizmeti düstur edinin!

Bu sözlere, vasıflara daha niceleri eklenebilir. Fakat mühim olan bunları saymak değil, hangisine ne ölçüde sâhibiz, ne ölçüde yapabiliyoruz,ona cevap verebilmektir.

Biz bize düşeni yapalım, Allah da elbet şânına düşeni yapar.’

İLHAN AYVERDİ